# Öğr.Gör. Dr. Emin KAYA > Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi ## Posts - [Sosyal İzolasyondan Katılımcı Yaşama Geçiş: Yaşlılıkta Öğrenme Deneyimi](https://eminkaya.net/sosyal-izolasyondan-katilimci-yasama-gecis-yaslilikta-ogrenme-deneyimi/): Yaşlılık, bireyin yaşam döngüsü içerisinde fizyolojik, psikolojik ve sosyal boyutlarda köklü dönüşümlerin yaşandığı, toplumsal rollerin yeniden tanımlandığı bir dönemdir. Bu süreçte emeklilik, sosyal çevrenin daralması, sağlık sorunlarının artışı ve üretken rollerin azalması gibi etmenler, bireylerin sosyal etkileşim düzeylerini sınırlandırarak sosyal izolasyon riskini artırmaktadır (Merriam & Kee, 2014). Ayrıca kentleşme, dijitalleşme, bireyselleşme ve geleneksel aile yapısındaki çözülme gibi modern toplumsal dinamikler, yaşlı bireylerin sosyal bağlarını zayıflatmakta ve yalnızlaşma eğilimlerini güçlendirmektedir (Akbaş vd., 2020). Çok boyutlu bir olgu olarak sosyal izolasyon, yaşlı bireylerin ruhsal ve fiziksel sağlık göstergeleri üzerinde olumsuz etkiler yaratmakta, yaşam doyumlarını ve toplumsal katılım düzeylerini düşürmektedir. Dünya Sağlık Örgütü (WHO, […] - [Sağlık Yönetiminde Dijital Dönüşüm](https://eminkaya.net/saglik-yonetiminde-dijital-donusum/): Sağlık hizmetleri, tarih boyunca teknolojik gelişmelerden en çok etkilenen ve bu gelişmeleri insan yaşamına en hızlı entegre eden alanlardan biri olmuştur. Ancak 21. yüzyılın ilk çeyreğinde tanıklık ettiğimiz süreç yalnızca yeni tıbbi cihazların kullanımından ibaret bir teknolojik yenilenme değildir. İçinde bulunduğumuz dönem; verinin en kritik stratejik kaynak hâline geldiği; algoritmaların karar süreçlerini yönlendirdiği ve sağlık kurumlarının siber-fiziksel sistemlere dönüştüğü köklü bir paradigma değişimine, yani “dijital dönüşüme” işaret etmektedir. Dijital teknolojiler; tanı, tedavi ve izlem süreçlerini yeniden şekillendirirken, sağlık kurumlarının yönetim biçimlerini de derinden etkilemektedir. Elektronik sağlık kayıtları, tele-tıp, yapay zekâ uygulamaları, büyük veri analitiği, mobil sağlık ve nesnelerin interneti gibi bileşenler […] - [Kültür Endüstrisinin Kritiği ve Minima Moralia: "Yanlış Hayat Doğru Yaşanmaz"](https://eminkaya.net/kultur-endustrisinin-kritigi-ve-minima-moralia-yanlis-hayat-dogru-yasanmaz/): “Yanlış hayat doğru yaşanmaz.” (Es gibt kein richtiges Leben im falschen.) Alman filozof Theodor W. Adorno’nun sürgündeyken yazdığı, felsefesinin belki de en kişisel ve en karamsar metni olan Minima Moralia: Hasar Görmüş Yaşamdan Yansımalar kitabında yer alan bu aforizma, bugün bir tişört sloganı ya da bir sosyal medya biyografisi olmanın çok ötesinde, içinde yaşadığımız sistemin köklerine inen sarsıcı bir tanıdır. Bu söz “çok işitilen ama az anlaşılan” bir tespittir. Genellikle bireysel bir etik öğüt, “daha iyi bir insan ol” çağrısı gibi algılansa da, Adorno’nun derdi tam tersidir. Bu bir etik tavsiye değil, bir imkansızlık durumunun teşhisidir. Peki, “yanlış” olan nedir ve neden bu “yanlış” içinde […] - [Uzun Zaman Sonra](https://eminkaya.net/uzun-zaman-sonra/): Kaybolmanın tek yolu, kaybolduğun yerde kendini bulmaktan geçermiş…Pencereden sızan soğuk hava, içimdeki boşluğu doldurmak istercesine camın yüzeyine çarpıyordu. Dilime dolanmış bir nakarata eşlik ederken hüzün… Hüzün, her birimizin gölgesine sığamayan bir ağırlık; herkese yakışmayan, herkesin taşıyamadığı bir yük. Zaman, gündelik koşturmacaların arasında sessizce akıp giderken insan fark etmeden uzaklaşıyor kendinden. Biriken işler, ertelenen planlar, sürekli değişen gündem… Hepsi yavaşça ruhun etrafına örülmüş görünmez bir ağ gibi. Her şey yapılması gerekenler listesine dönüşüyor. Gün, sabah telaşıyla başlayıp ekran ışığında tükeniyor. Ve bir noktada nefes almayı bile unuttuğunu fark ediyorsun. Kaybolmak bazen dramatik bir şey değil aslında… Yalnızca sürekli meşgul olmanın yan etkisi. […] - [Bir Zamanlar Sessizlik](https://eminkaya.net/bir-zamanlar-sessizlik/): Bir zamanlar sessizlik vardı. Pencerenin önünde duran boş sandalye kadar sıradan, gece lambasının gölgesi kadar kesin. Kimseye bir şey kanıtlamayan, kimseyi ikna etmeye uğraşmayan bir sessizlik. Evin içinden geçen ince bir rüzgâr gibi; perdeyi kımıldatır, masanın üzerindeki tozu havalandırır, sonra hiçbir şey olmamış gibi geri çekilirdi. O günlerde konuşmak bir ihtiyaç değil yeri geldiğinde yapılan bir hareketti; su içmek, kapıyı kapatmak, ışığı söndürmek gibi. Şimdi her şey konuşuyor. Ekranlar, duvarlar, yürüdüğüm yol, akşam haberleri, içimdeki telaş. Sessizliğin payına yalnızca arada bir açılıp kapanan, bir pencereden sızan ve çabukcak unutulan bir esinti düşüyor. Günler birbirinin kopyasıymış gibi üst üste yığılıyor. Sabahın görünmeyen […] - [Duvarlar](https://eminkaya.net/duvarlar/): Düşünmeden, acımadan, utanmadankocaman yüksek duvarlar ördüler dört yanıma. Ve şimdi oturuyorum böyle yoksun her umuttan.Beynimi kemiriyor bu yazgı, hep bu var aklımda; oysa yapacak bunca şey vardı dışarda.Ah, önceden farketmedim örülürken duvarlar. Ama ne duvarcının gürültüsü, ne başka ses.Sezdirmeden, beni dünyanın dışında bıraktılar. Konstantinos Kavafis - [Yerel Yönetimlerin Sağlığı Geliştirme Rolü: Yedi İlden Beklentiler ve Görüşler, Çevrimiçi Araştırma](https://eminkaya.net/yerel-yonetimlerin-sagligi-gelistirme-rolu-yedi-ilden-beklentiler-ve-gorusler-cevrimici-arastirma/): Sağlığın geliştirilmesi, Dünya Sağlık Örgütü tarafından bireylerin, toplumların sağlık üzerindeki kontrollerini artırmalarını sağlayan bir süreç olarak tanımlamaktadır. Yerel yönetimlerin bu konuda rolü sağlık hizmetleri sunumuyla sınırlı kalmayıp sağlıklı yaşam alışkanlıkları geliştirilecek çevrelerin oluşturulmasına kadar geniş bir alanı kapsar. Yerel yönetimlerin sağlık politikalarının, toplum sağlığını korumada ve geliştirmede kritik öneme sahiptir. Bu çalışmanın amacı, yedi ilde 18 yaş üstü bireylerin sağlığın geliştirilmesinde yerel yönetimlerin rolüne dair beklenti, görüşlerini belirlemektir. Çalışmamızda sağlığın geliştirilmesinde yerel yönetimlerin rolüne dair katılımcıların beklentileri yerel sağlık stratejileri oluşturulması, halkın katılımından daha çok afetlere hazırlık, fiziksel aktivite alanlarının oluşturulması, gıda, su güvenliğinin sağlanması, uyuşturucuyla mücadele olduğu görülmüştür. Çalışmamızın yedi […] - [Sağlık Okuryazarlığını Yeniden Düşünmek: Birey, Kurum ve Sistem Boyutunda Eleştiriler](https://eminkaya.net/saglik-okuryazarligini-yeniden-dusunmek-birey-kurum-ve-sistem-boyutunda-elestiriler/): Sağlık okuryazarlığı, bireylerin sağlık bilgisine erişme, anlama, değerlendirme ve bu bilgileri yaşamlarında kullanma becerilerini ifade eden temel bir kavram olarak görünse de kavramın teorik çerçevesi, yöntemsel altyapısı ve pratik uygulamaları bir dizi yapısal, kurumsal ve sistemsel sorunla karşı karşıyadır. Öncelikle kavramın tanımlanmasında yaşanan zorluklar ve evrensel bir standardizasyonun sağlanamaması sağlık okuryazarlığına yönelik strateji ve politikaların tutarlı biçimde tasarlanmasını güçleştirmektedir. Sağlık yalnızca bireysel bilgi ve becerilerle değil; kültürel değerler, dilsel çeşitlilik, toplumsal normlar, ekonomik koşullar ve politik tercihler gibi makro düzeydeki belirleyicilerle de şekillendiği için tek bir evrensel tanım ya da model üzerinde uzlaşmak neredeyse imkânsız hale gelmektedir. Bu nedenle sağlık okuryazarlığı […] - [Kamu Sağlık İşletmelerinin Sağlık Turizmine Yönelik Çalışmaları Üzerine Bir Değerlendirme](https://eminkaya.net/kamu-saglik-isletmelerinin-saglik-turizmine-yonelik-calismalari-uzerine-bir-degerlendirme/): Özet Sağlık turizmi, dünya genelinde hızla büyüyen ve ülkelerin hem ekonomik hem de sosyal kalkınmalarına önemli katkılar sağlayan bir sektör olarak ön plana çıkmaktadır. Özellikle gelişmiş sağlık altyapısı, nitelikli sağlık personeli ve stratejik jeopolitik konumu ile Türkiye, sağlık turizmi alanında önemli bir potansiyele sahiptir. Son yıllarda yapılan yatırımlar ve uygulanan politikalar sayesinde Türkiye, sağlık turizminde tercih edilen destinasyonlar arasında üst sıralarda yer almaktadır. Bu çalışmanın amacı Türkiye’nin sağlık turizmi faaliyetlerinin değerlendirilmesine bir kaynak teşkil etmek ve ülkemizdeki kamu sağlık tesislerinin son dönemde sağlık turizmine yönelik yaptıkları tanıtıcı faaliyetleri ortaya koymaktır. Bu kapsamda uluslararası sağlık turizmi yetki belgesine sahip kamu sağlık işletmelerinden […] - [E-Sağlık Üzerine Bir Politika Analizi](https://eminkaya.net/e-saglik-uzerine-bir-politika-analizi/): E-sağlık, teknolojinin sağlık hizmetlerine entegre edilmesiyle ortaya çıkan ve sağlık hizmetlerini daha erişilebilir, etkin ve kişiselleştirilmiş şekilde sunulmasını amaçlayan bir yaklaşım olarak tanımlanabilir. E-sağlık uygulamaları geleneksel sağlık hizmetlerinin dijital bir dönüşümüdür ve Türkiye’de de bu dönüşümün gerçekleştirilmesi yolunda önemli adımlar atılmış, izlenen e-sağlık politikalarıyla sağlık sektörünün dijitalleşmesine yönelik pek çok strateji hayata geçirilmiştir. Türkiye’de e-sağlık politikaları; sağlık sektörünün dijital altyapısını güçlendirme, e-sağlık uygulamalarına erişimi sağlama, bireyleri olumlu sağlık davranışlarına teşvik etme gibi birtakım amaç ve hedefleri kapsamaktadır. Genellikle resmi sağlık otoriteleri tarafından oluşturulan e-sağlık politikaları yasal düzenlemelerle hayata geçirilmiş ve ülkemizde e-sağlık alanında oldukça önemli ilerlemeler yaşanmıştır. Uygulanan e-sağlık politikalarının etkileri […] - [Sağlık Okuryazarlığının Geliştirilmesi ve Mobil Sağlık İletişimi](https://eminkaya.net/saglik-okuryazarliginin-gelistirilmesi-ve-mobil-saglik-iletisimi/): Sağlık okuryazarlığı, bireylerin sağlığa yönelik farkındalık kazanmasını ve olumlu sağlık davranışlarını benimseyerek sağlık ihtiyaçlarını doğru kaynaklardan karşılamalarını kolaylaştıran çok boyutlu bir kavramdır. Günümüz dünyasında, sağlık hizmetlerine erişim ve sağlıkla ilgili bilgiye ulaşım büyük bir hızla dijital platformlara kaymaktadır. Mobil cihazlar, sağlık hizmetlerine erişimin önemli bir aracı haline gelmiştir. Bu nedenle bireylerin sağlıkla ilgili bilgiye ulaşma, bu bilgiyi anlama ve uygulamaya koyma süreçlerinde kritik bir rol oynamaktadır. Bu bağlamda sağlık okuryazarlığı, bireylerin sağlık durumlarını iyileştirmeleri, sağlıklı yaşam tarzlarını benimsemeleri ve sağlık hizmetlerini verimli bir şekilde kullanabilmeleri için temel bir yetkinlik olarak karşımıza çıkmaktadır. “Sağlık Okuryazarlığının Geliştirilmesinde Mobil Sağlık İletişimi: Deneysel Bir Çalışma” […] - [Sen Beyaz Bir Kadınsın](https://eminkaya.net/sen-beyaz-bir-kadinsin/): asıl büyük sarhoş benim uzaktakiben ki tek damla şarap içmedimekmeğin beyaz zeytinin siyah olduğunu biliyorumasıl büyük sarhoş benim uzaktakibenim kusturucu sarhoşluğumyoksulluğumyüzüme bakmasan da yağmura düşürsen de gözlerinigözlerime bakmasan da ne kadaro kadar aydınlığın gökyüzüme uzanıyoruykularımda nefesinin sıcaklığıo kadarhangi akşam kapımı çalan sen değilsinsen değil misin gizli bir kıvılcım gibi gözbebeklerimde duranumutsuzlandığım her akşamsenin rüzgârın almıyor mu uğultulu yorgunluğumuyoksulluğun eşiğinde kapaklandığım zamanellerimden sımsıkı tutmuyor mu seniniyimserliğinben bu tezgâhı kurdumsa senin için kurdumsenin için dokuduğum basma ve pazendenizin yeşilinden süzdüğüm balıkgöğün mavisinden çaldığım kuşsenin içinfelsefe okudumsa iktisat okudumsa gece yarılarıboğazım kurumuş içim bir kalabalıksıcacık mısralar okudumsa yunus’dansenin için okudumgeceyarılarısen beyaz bir kadınsınuzaktakigözlerin aklımdan […] - [Ağlaya Ağlaya Öldük Anam Bacım](https://eminkaya.net/aglaya-aglaya-olduk-anam-bacim/): Varsa yoksa Melahat’ın sıpaları… Bizimkiler çocuk değil mi? Kaya kovuğundan mı çıktılar? Ama Melahat’ı bu hâle getiren kayınbabama kızarım ben. Sanki biz gelin değiliz. Sanki bizim hizmetimiz boşunadır. Aynı kahveyi ben yaparım, kayınbabam bıyığının altından zar zor bir “hımm” sesi çıkarır. Melahat yapınca, “Kızım bu kahveyi nasıl yapıyorsun, elinde tılsım mı var senin?” der. Bir de lafı var meşhur: “Eşeği yoldan çıkarır sıpanın oynaması, ehlikeyfe keyif verir kahvenin kaynaması.” Hay kahven kaynamaz olsun, ne diyeyim… Biz aynı avlunun içinde üç eviz. Kaynanam ve kayınbabam bir evde. Eltim Melahat, kaynım Cevahir bir evde. Sonra da biz geliyoruz işte. Kayınbabam Bağ-Kur emeklisi. Ne kadar […] - [Bireylerin Mobil Sağlık Uygulaması Kullanım Durumu ve E-Sağlık Okuryazarlığı İlişkisi](https://eminkaya.net/bireylerin-mobil-saglik-uygulamasi-kullanimi-ve-e-saglik-okuryazarligi-iliskisi/): Amaç: Bu çalışmanın amacı; mobil sağlık uygulamalarının kullanım sıklıklarını belirleyerek mobil sağlık uygulaması kullanımının e-Sağlık okuryazarlığıyla olan ilişkisini ortaya koymak ve kullanıcıların mobil sağlık uygulamalarını tercih nedenlerini, ihtiyaç duydukları mobil sağlık uygulamalarının neler olduğunu ve mevcut uygulamalara yönelik endişe düzeylerini belirlemektir.Yöntem: Çalışmadaki veriler Norman ve Skinner (2006) tarafından geliştirilerek Gencer (2017) tarafından Türkçe’ye uyarlanan “E-Sağlık Okuryazarlığı Ölçeği” ile toplanmıştır. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistik, bağımsız örneklem t testi, tek yönlü varyans analizi ve korelasyon analizi kullanılmıştır. Veriler %95 güven aralığında (p=0,05) analiz edilmiştir.Bulgular: Katılımcıların %93,51’i sağlık ihtiyaçlarını karşılamak için farklı kategorilerde mobil sağlık uygulaması kullanmayı tercih etmekte olup, e-Sağlık okuryazarlığı düzeylerinin tüm […] - [Sosyal İnovasyon: Ulusal Yazının Bibliyometrik Analizi](https://eminkaya.net/sosyal-inovasyon-ulusal-yazinin-bibliyometrik-analizi/): Özet Ekonomi, politika, çevre ve işletme gibi birçok alanda önemi artarak devam eden sosyal inovasyon kavramı, sürdürülebilir yaşam sağlamak adına; erişilebilir toplum, sosyal refah, fırsat eşitliği ve toplumsal yenileşimi sağlama çabası olarak tanımlanabilir. Sosyal inovasyon, dünyada artan toplumsal problemler karşında daha etkili ve verimli çözümlerin sunulabilmesi için giderek yaygınlaşmaktadır. Bu çalışmanın amacı, sosyal inovasyon alanında ulusal yazında yapılan akademik çalışmaları sistematik bir literatür taramasıyla incelemektir. Bu amaçla TRDizin, DergiPark Akademik, Ulusal Tez Merkezi (YÖKTEZ) ve Google Akademik platformları taranarak başlığında ve/veya anahtar kelimelerinde sosyal inovasyon kavramları geçen 83 akademik çalışma bibliyometrik analiz yöntemiyle değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgulara göre sosyal inovasyon kavramının […] - [Sağlık Yönetiminde Tıbbi Terminoloji](https://eminkaya.net/saglik-yonetiminde-tibbi-terminoloji/): Tıp alanında kullanılan ortak dilin Latince olması, tıp eğitimi almayan ancak sağlık kurumlarında görev yapan personelin iş ortamında iletişim kurmasını zorlaştırabilmektedir. Kitapta diğer tıbbi terminoloji kitaplarından farklı olarak tıp terimlerine idari bir bakış açısıyla yaklaşılmış ve içerikler sağlık kurumlarının hizmet birimleri gözetilerek oluşturulmuştur. Bu kapsamda her bir bölümde öncelikle ilgili konu başlığına yönelik genel bilgilere yer verilmiş, ardından o birimde sıklıkla kullanılan tıp terimleri kategorize edilerek açıklanmaya çalışılmıştır. Farklı birimlerdeki sağlık çalışanlarının görüşleri alınarak hazırlanan bu kitap, sağlık kuruluşlarının idari birimlerinde görev yapan tüm personelin iş ortamında karşılaşabileceği ve bilmesi gereken tıbbi terimleri içermektedir. Kitabın bilim dünyasına faydalı olması ümidiyle, iyi okumalar […] - [Türkiye’de Mobil Sağlık Üzerine Yapılan Akademik Çalışmalar ve Mobil Sağlık Uygulamalarının İncelenmesi](https://eminkaya.net/turkiyede-mobil-saglik-uzerine-yapilan-akademik-calismalar-ve-mobil-saglik-uygulamalarinin-incelenmesi/): Araştırma Problemi: Günümüzde mobil cihazlarda kullanılabilecek pek çok sağlık uygulaması olmasına rağmen bu uygulamaların istenilen sonuçları sağlayıp sağlayamadığı ve mobil sağlık konularında yapılan akademik çalışmaların sistematiği tartışılan bir konudur. Araştırmanın Amacı: Bu çalışmanın amacı, mobil sağlık alanında Türkçe literatürde yayımlanan akademik çalışmaların sistematik bir şekilde incelemesini yapmak ve mobil cihazların uygulama marketlerinde yer alan sağlık kategorisindeki uygulamalara yönelik çıkarımlarda bulunmaktadır. Yöntem: Araştırmada ikincil kaynaklardan veriler toplanarak sistematik bir inceleme yapılmıştır. “Mobil Sağlık” anahtar kelimesiyle; TRDizin, DergiPark, Ulakbim ve Google Scholar platformlarında yapılan aramada listelenen 82 akademik çalışma incelenmiştir. Sağlıkla ilgili mobil uygulamalara yönelik veriler, mobil uygulama marketlerinin (AppStore, GooglePlay) sağlıkla ilgili […] - [Akademisyenlerin Duygusal Emek Düzeyleri ve İşe Angaje Olma Durumları Arasındaki İlişki](https://eminkaya.net/akademisyenlerin-duygusal-emek-duzeyleri-ve-ise-angaje-olma-durumlari-arasindaki-iliski/): Örgüt verimliliğini artırabilmenin en önemli unsurlarından biri, rol gereklerini uygun şekilde yerine getirebilen çalışanlara sahip olmaktır. İşe angaje olma kavramı, çalışanların rol gereklerini yerine getirirken; fiziksel, bilişsel, duygusal ve zihinsel olarak role uyum sağlaması olarak ifade edilebilir. Dolayısıyla çalışanların duygusal emek düzeyleri ile işe angaje olma durumları arasındaki ilişkinin varlığı yadsınamaz. Bu çalışmanın amacı Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Akademisyenlerinin duygusal emek düzeyleri ile işe angaje olma durumları arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktır. Araştırmada akademisyenlerin duygusal emek düzeyini ölçmek adına, Diefendorff ve arkadaşları (2005) tarafından geliştirilen, Basım ve Beğenirbaş (2012) tarafından Türkçe ’ye uyarlanarak güvenilirlik ve geçerliliği test edilen ‘Duygusal Emek Ölçeği’ kullanılmıştır. […] - [Ben Ölürsem Akşamüstü Ölürüm](https://eminkaya.net/ben-olursem-aksamustu-olurum/): Ben ölürsem akşamüstü ölürüm  Şehre simsiyah bir kar yağar  Yollar kalbimle örtülür  Parmaklarımın arasındanGecenin geldiğini görürüm Ben ölürsem akşamüstü ölürüm  Çocuklar sinemaya gider  Yüzümü bir çiçeğe gömüp  Ağlamak gibi isterim  Derinden bir tren geçer Ben ölürsem akşamüstü ölürüm  Alıp başımı gitmek isterim  Bir akşam bir kente girerim  Kayısı ağaçları arasından  Gidip denize bakarım  Bir tiyatro seyrederim Ben ölürsem akşamüstü ölürüm  Uzaktan bir bulut geçer  Karanlık bir çocukluk bulutu  Gerçeküstücü bir ressam  Dünyayı değiştirmeye başlar  Kuş sesleri, haykırışlar  Denizin ve kırların  Rengi birbirine karışır Sana bir şiir getiririm  Sözler rüyamdan fışkırır  Dünya bölümlere ayrılır  Birinde bir pazar sabahı  Birinde bir gökyüzü  Birinde sararmış yapraklar  Birinde bir […] - [Boşluktaki Duruş](https://eminkaya.net/bosluktaki-durus/): Yüzlerce insan akıyordu sanki yanından, yüzlerce insanın ayakları akıp gidiyor, dönüp duruyor, duraksayıp geçiyordu. Günün bu saatinde ne çok insan! Ne çok hasta! Ne çok gezgin! Yılın o özel âyinine katıldığı ada ülkesinin kalabalığı şimdi, buraya, kendi ülkesine taşınmış gibiydi. O kalabalığın bir anlamı olmuştu onun için. Oysa şimdi burada, ülkenin bu en görkemli garında, kalabalık yalnızca çılgınlığını değil, anlamını ve tadını da yitirmişti. (Belki de benim ağzımın tadı yok!) Yarım kalmış bir tattı o! Nemli ve soğuk ve puslu ve kulelerle dolu o kentte, o âyini de yarım yaşamıştı. Saatin 24’ü gösterdiği anda müthiş havai fişek patlamalarıyla, insanlar cehennemden boşanmışçasına […] - [Sağlık ve Hastalık Sosyolojisi: Düşünürler ve Düşünceler: İbn-i Sînâ](https://eminkaya.net/saglik-ve-hastalik-sosyolojisi-ibn-i-sina/): Yaklaşık olarak 980 yılında Özbekistan sınırları içinde yer alan Buhara’nın Efşene (Afşana) köyünde dünyaya gelen İbn Sînâ, sekiz yaşında hafız, on altı yaşında tabip olarak yaşamı boyunca; felsefe, matematik, fizik, tıp, astronomi, kimya, müzik ve edebiyat gibi pek çok konuda önemli çalışmalar yapan, Ortaçağ’ın âlim ve düşünürleri tarafından kendisine verilen “eş-Şeyhü’r-Reîs” unvanı ile bilenen ve Batı’da “Avicenna” olarak anılan İbn Sînâ, dünyanın en şöhretli hekimlerinden biri ve 19. yüzyılın başlarına kadar pek çok üniversitede ders kitabı olarak okutulan tıp tarihinin en önemli kitaplarından biri, El-Kanun fi’t-Tıbb (Latince ismiyle Canon Medicinae) kitabıyla hem pek çok hekimin yetişmesini hem de tıbbi bilginin dünyaya […] - [Sağlık ve Hastalık Sosyolojisi: Düşünürler ve Düşünceler: Farabi](https://eminkaya.net/saglik-ve-hastalik-sosyolojisi-farabi/): Yaklaşık olarak 870 yılında Kazakistan’da bulunan Farab şehrinde dünyaya gelen ve kelimenin tam anlamıyla bir filozof olan Fârâbî, mantık ve matematiğe yaptığı katkılarla Aristo’dan sonra “İkinci Öğretmen” olarak anılan, İslam dünyasında ilk kez siyaset felsefesinden bahsederek, İbn Sînâ, İbn Rüşd gibi önemli müslüman alimleri başta olmak üzere Ortaçağ’daki pek çok batılı filozofu ve bilgini etkileyen Fârâbî, pek çok alanda eser bırakmış İslam tarihinin en önemli filozof ve bilginlerinden birisidir. Bu çalışmada, Fârâbî’nin hayatı hakkında bilinen temel bilgiler aktarıldıktan sonra, eserlerinden yola çıkılarak temel bilimsel düşüncelerine yer verilmiş ve bu düşüncelerden sağlık sosyoloji konularına yönelik çıkarımlar yapılmıştır. - [Nedir Masum Olan?](https://eminkaya.net/nedir-masum-olan/): Küçük bir deney, görünür kılabilir mi onu? Gerçekten, baharın ilk esintileriyle oynaştırdığı tül perdenin ardında, duvardaki asma resmini gerçek sanan serçenin dilini konuşabilir mi, yeni doğan, ya da; üzüm yemek için perdenin ardına geçen serçenin dramını yaratan ressamın ustalığı mıdır, yoksa ketumluğu mudur yeni doğan’ın? Her zaman cevap sayısından bir fazladır soru sayısı. İşte bu düşüncenin ışığı altında, masumiyetin anlamını bilen şeylerin, o anda onu yitirdikleri, yani bildikleri anda bilgi olmayan oluşu kaybettikleri açıktır. Kişisel Toplantı Notları - [Sınav Sabahı](https://eminkaya.net/sinav-sabahi/): Bu sabaha hiç hazır değildi, hayır böyle olmamalıydı. Giffen malı neydi? Arz talep eğrisi? Bitmek bilmeyen sınavlar. İnsan otuzuna da gelse sınavlara girmek zorunda kalıyor işte. Hayır, Ömer henüz yirmi dokuz yaşında ve müfettişlik sınavına gecikmiş durumda. Elbette otobüs gelmiyor. Yolu hesaplıyor. Ucu ucuna yetişebilir. Normal şartlar altında. N.Ş.A. O kimyada vardı ve yıllar önce halloldu, yoksa fizik miydi? Bugünkü sınavda başka sorular çıkacak. Genel yetenek tamam, orada sorun yok. Ama uzmanlık alanı sallanmakta. Başı ağrıyor. Bütün gece bir sağa bir sola döndü. Ayça’yı da uyutmadı. Sürekli kafasında olası sorular. Fiyatı artmasına rağmen talepte azalma olmuyor, Giffen malı işte. Arz arttığı […] - [Karın Boşluğu](https://eminkaya.net/karin-boslugu/): Bir dairenin başlangıç ve sonu yoktur. Bu yüzden, dairesel hareketler sonsuzdur. Evren adındaki çocuk bahçesinden önce daireler vardı. Mevcut hiçbir bilgi ve sezginin tanımlayamayacağı bu daireler, Karın Boşluğu olarak bilinen hiçliğin içinde sabit konumlarını koruyarak kendi içlerinde hüküm sürerlerdi. Birbirlerine olan uzaklıkları kesin ve değişmezdi. Ancak Karın Boşluğundaki sonsuz daireden ikisi esrarengiz biçimde birbirine yaklaştı. Ve birbirlerine değerek evreni başlattılar. Bunlar, sonsuz ölüm ve sonsuz hayat daireleriydi. Devrilmiş bir sekizi andıran sonsuzluk simgesiyle tasvir edilen iki dairenin birleştiği noktada, ölümlü hayat ya da hayatlı ölüm adını taşıyabilecek hareket oluştu. Sonsuz ölüm ve sonsuz hayatın öpüşmesinden zaman doğdu. Ölümsüzler öldü, ölüler hayat […] - [Öküzün A'sı Kitap Kritiği](https://eminkaya.net/okuzun-asi-kitap-kritigi/): Barry Sanders, Ayrıntı Yayınları, 5. Baskı, 2017, Çeviri: Şehnaz Tahir “Hiçbir şey diyen bir cümlenin, ortasına terk edilmiş bir kelimeliyim” Bu cümle kanımca Barry Sanders’in Öküzün A’sı kitabının temel düşüncesi olan sözellik ve okuryazarlık ilişkisini açıklayan bir örnek olarak gösterilebilir. Çünkü ifade edilen cümlenin, cümleyi yazan kişinin aktarmak istediği duyguyu aktarabilmesi için okuyanın ya da dinleyenin hem okuryazarlığa sahip olması hem de terk edilme ile ilgili duyguyu tecrübe etmiş olması gerekmektedir. Terk edilmenin ne demek olduğunu sadece kavram olarak bilmek -yani sadece okuryazar olmak- kişiye terk edilmeyle ilgili birtakım düşünceleri aktarabilir belki ancak asla bu duyguyu tecrübe etmiş bir kişide bırakacağı […] - [Babamız Bir Gün Gerçekten Ölür](https://eminkaya.net/babamiz-bir-gun-gercekten-olur/): Çoğumuz, babamız henüz hayattayken onun yüzüne bir kere bile dikkatle bakmayız. Baba, “baba” demeye başladığımız günden itibaren sürekli karşımızda duran bir alışkanlıktır. Yıllarca babamızdan değil, bir alışkanlıktan bahsederiz: annemize, “babam bugün niçin gecikti?” diye sorarız; kardeşimize, “babam yine su istiyor,” der ve dertleniriz; bazen de, ”babama hangi yalanı uydursam,” diye planlar kurarız kafamızda. Baba, her seferinde, bize biraz uzak, biraz yabancı birisidir. Her gün elbiselerini giydirip sokaklara saldığımız o “biraz” yabancının, zamanın karşısında nasıl da eriyip gittiğini fark etmeyiz bile. Oysa ilkin ve hep onun elbiseleri yaşlanır, ilkin ve hep onun saçları ağarır, ilkin ve hep o öksürür. Bir alışkanlığın perde […] - [i-Nesli Kitap Kritiği](https://eminkaya.net/i-nesli-kitap-kritigi/): Jean M. Twenge, Kaktüs Yayınları, I. Baskı, 2018, Çeviri: Okhan Gündüz Aynı yıllarda doğan ve ortalama aynı sürelerde yaşam süren kişilerin ortak sosyal davranışlarına göre yapılan ayrımların en günceli ve diğer nesillere saranla çok daha hızlı ve farklı değişimler yaşayan nesil olarak olarak ifade edebileceğim i-Nesli’nin (1995 ve sonrası doğanların oluşturduğu nesil) davranışlarını, uzun süren araştırmalar sonrasında kaleme alan psikoloji profesörü Twenge, ortaya çıkardığı çalışma ile günümüz gençlerinin nasıl anlaşılabileceğine yardımcı olmaya çalışıyor. 10 bölümde ele aldığı konularla, i-neslinin neden diğer nesillerden farklı olarak çok daha hızlı ve beklenenin dışında davranışlar geliştirdiğini tamamen bilimsel bir altyapı ile ele alan Twenge; i-Nesli’nin […] - [Düş Düşe Uğultular](https://eminkaya.net/dus-duse-ugultular/): Bir şeyler eksikti.Çok şeyler eksikti.Hep bir şeyler çokça eksikti.Hep bir şeylerin çokça eksikliğinden savrulan grilik şehri esir almıştı.Hep bir şeylerin çokça eksikliğinden kaynaklanan griliğin şehri tahakküm altına almasından kaynaklanan bir her şey yolunda taklidi yapma eğilimindeydi kalabalık.Ve kalabalık, her şey yolunda taklidi yaparken şehrin üstündeki gri tahakküme yüklenen çokça anlam, ferah feza anlamlar vardı.Serindi.Yaz gelmişti ve hâlâ yağmur yağıyordu. Bereket yağıyordu. Aklım ister istemez Marquez’in Macondo’suna gidip geliyordu dinmeyen yağmurlarla. Vişneler irileşiyordu. Vişneler irileşti, vişneler renk verdi, vişneler yara aldı, vişnelere kurt düştü,vişnelere çokça kurt ilacı sıkıldı, vişneler toplandı. Tatsızdı. Vişnelerin tadı yoktu. Ucuza gitti vişneler. Vişnelerle birlikte bahar da ucuza […] - [Hayal Kırıklıkları Kitabı](https://eminkaya.net/hayal-kirikliklari-kitabi/): Kışlar giderek uzar, yazlarıysa sanki trans hâlinde geçiririz. Her şey hızla akar ve akıp giden her şey akılda olduğu gibi kalır. Bunun anılarla ilgisi yoktur, anılar solar, belleğimizde onlara ulaşmak giderek güçleşir, zaman da, tıpkı mekân gibi çözülmeye başlar. İkisi de hem daralır hem de sonsuza kadar esner. Evimizi giderek daha az terk ederiz. Bedenimiz büzüşür, ağrımaya başlar. Başlarda doktora gider, hap içer, krem ve merhemler kullanırız, nihayetindeyse artık yemek, içmek bile istemez canımız. Toz hâline gelinceye dek kururuz. Gıda alıp dışkı atmaya indirgenmiş bu döngü bizi yıldırmıştır. Aslında değişen bir şey olmamıştır, sadece merak ve mutluluk duymuyoruzdur. Bazen öleceğimize seviniriz […] - [Baharın İlk Sabahları](https://eminkaya.net/baharin-ilk-sabahlari/): Tüyden hafif olurum böyle sabahlarKarşı damda bir güneş parçası,İçimde kuş cıvıltıları, şarkılar;Bağıra çağıra düşerim yollara;Döner döner durur başım havalarda.Sanırım ki günler hep güzel gidecek;Her sabah böyle bahar;Ne iş güç gelir aklıma, ne yoksulluğum.Derim ki: "Sıkıntılar duradursun!"Şairliğimle yetinir,Avunurum.Orhan Veli Kanık1949, Yaprak - [Galata Kantosu](https://eminkaya.net/galata-kantosu/): Benim hiç Çin’de bir ablam olmadıHiç çiçekçi dükkânım İvan MilinskiÜç Galata gecesi Ceneviz kerhânesindeBoyalı kunduralarıma büyük erkekliğime baktı kaldıDişleri kâmilen altın dövülmüş bir kadının yüzüPeki bu Güzel Avratotu da kim yahu?Oldum olası ayakta bira içiyorGaliba yine yüz kişi ütülemiş kayıkta kızcağızıBiliyorsun işte bira içerken vergi vermek gücüme gidiyor arkadaşHem ne demeye o Güllü Agop ukalâsı otobüs paramı çekecekmişEve gitmek istemiyorum pazarlık ederiz hamamda yatarızUlan git şimdi milli gelirden söz açma bana defol bas git yıkılMübeccel Mübeccel ben ben olayım da seni hiç anlamayayım haN’olur uzat bacaklarını Galata’dan denizlere uzat uzat daZırlamadan anlat on ikisi de deli olan kardeşlerini MübeccelAnlat kimlerin yüreğinde […] - [Ya Evde Yoksan](https://eminkaya.net/ya-evde-yoksan/): Aşkınla ne garip hâllere düştüm.Her şeyim tamam da bir sendin noksan,Yağmur yaş demeden yollara düştüm.İçim ürperiyor ya evde yoksan.Elbisem gündelik, pabucum delik,Haberin olsa da sobayı yaksan.Yağmur iliğime geçti üstelik,İçim ürperiyor ya evde yoksan.Sarhoşsan kapıyı çaldığım anda,Fahişeler gibi açık saçıksan,Bir de ufak rakı varsa masanda,İçim ürperiyor ya evde yoksan.Bakkala gitmeme lüzum kalmasa,Durumu anlardın takvime baksan,Allah vere misafirin olmasa,İçim ürperiyor ya evde yoksan.Kıvırcık marulun vardır inşallah,Bir salata yapsan, bol limon sıksan,Senin de iştahın iyi maşallah,İçim ürperiyor ya evde yoksan.Sabahlara kadar içsek, sevişsek,Ne ben işe gitsem, ne sen ayıksan,Derin bir uykunun dibine düşsek,İçim ürperiyor ya evde yoksan.Ne kadar üşüdüm, nasıl acıktım,İlk önce sıcacık banyoya […] - [Siyah-Beyaz](https://eminkaya.net/siyah-beyaz/): Bıttım ağaçlarının hışırtısı başlayacak birazdan, serpintisi sonra yağmurun, serin ıslaklığı okşar yüzümüzü, kesiliverir birden, uykuya geçerdik toprak damlarda… Tek tük kamu yapıları dışında, çarçabuk kuruyan cipcazla örülmüş kondular toplamıydı kırk yıl öncesinin Siirt’i. Geldiğim ilk günler, güç belâ bir oda kiralamıştım. Akrepten korunabilmek için karyolamın ayaklarına içi su dolu kaplar koymamı salık vermişlerdi, bir de cibinlik, -atlarmış tavandan akrep- boğuluyordum sıcaktan. Bereket daha düzgünce bir evde oturan iki bekâr memur arkadaşın yanlarına taşındım, damda yatılması gerektiğini de onlardan öğrendim. Bir kural daha varmış. Damlarda ışık yakılmayacak, dolaşılmayacak, dürülen yer yatakları el yordamıyla serilip girilecek hemen yorganın altına. Uyarılmadığım için, bir gece, […] - [Neyse...](https://eminkaya.net/neyse/): Anımsamadığım kadar yakın bir zaman (bilinen anlamda) önce, ko­lumu pencereye, alnımı ise koluma dayadığım ve nakaratlı bir şarkıyı sürekli tekrarladığım anımsanırsa, bununla yetinmeyip şu anda anımsamadığım bir Fransızın çok önemli bir metninde mutlaka anlatmış olması gerektiği gibi, bir şeyi kaybetmenin tek yolunun o şeyin bütü­nüyle içinde olmakla mümkün olduğu bilinirse… Neyse….Sanırım değişmeyen tek şey hiçbir şeyin değişmediği.…Neyse, çok fazla neyse… Kişisel Toplantı Notları - [Sitem](https://eminkaya.net/sitem/): Ben ona sıkıntılı güz günlerinde Yedi renkli yaz yağmurları dilemiştim Kırmak istememiştim duygu filizlerini Büyük bir ustalıkla susturup içimdeki uğultuyu Rüzgarımı olanca yumuşaklığıyla salmıştım üzerine İncinmesin diye tek Acıyı bile ters yüz eden İncelikli bir gülümsemeyle yüzümde Ben ona gittikçe soğuyan zamanlarda Sıcacık bir sığınak olayım istemiştim İnsanlar içinde üşüdükçe Güvenle gelebileceği Kuşların kanatları neden vardır? Bir insan neden ağlar yarı yaşına gelince? Bulutlar gökyüzünün yükü müdür, süsü müdür? Tutsağı mıdır rüzgarın, sevgilisi midir? Konuşayım istemiştim bir yüreğin dilince Yanıtı olmayan sorularda boğmak istememiştim Ben ona sabah olamasam da Dingin bir ikindi olayım istemişimdir Herşeyin usul usul durulduğu saatlerde gelsin Yüzünde uçuk bir gülümsemeyle Yaslasın yorgunluğunu gövdemin yaşlı çınarına Serip üzerine yapraklarımın ağırlıksız yorganını Dinlendireyim istemiştim Üşütmek istememiştim. Ben ona ne istemişsem bu yalnızlık aylarında Gecikmiş... İnce... Güzel […] - [Abbas](https://eminkaya.net/abbas/): Haydi Abbas, vakit tamam;Akşam diyordun işte oldu akşam.Kur bakalım çilingir soframızı;Dinsin artık bu kalp ağrısı.Şu ağacın gölgesinde olsun;Tam kenarında havuzun.Aya haber sal çıksın bu gece;Görünsün şöyle gönlümce.Bas kırbacı sihirli seccadeye,Göster hükmettiğini mesafeyeVe zamana.Katıp tozu dumana,Var git,Böyle ferman etti Cahit,Al getir ilk sevgiliyi Beşiktaş'tan;Yaşamak istiyorum gençliğimi yeni baştan.Cahit Sıtkı Tarancı1943 - [Eski Avluda](https://eminkaya.net/eski-avluda/): Bir çiçek açtığında Bir eski avluda Diyor ki; Çalıda sarı bir çiğdemim ben Ve senin çok eski cümlen.Sen otursan, gitmemiş ki! olsan Ben sana bir eski Endülüs avlusu İstersen serin bir Portofino getirsem Ya da Yedigöllerin yedisini birden.Bir çiçek açtığında Bir eski avluda Diyor ki;Her şey çok eksik ve neredeyse yok gibiyken Buldum buluşturdum kendime geldim Tek eksik sensin! İncecik, çilli bir dille sen de gelsen.Ben sana kırmızı kiremitli bir çatı Begonviller ve bir mavi kapı Ve illa amansız bir avlu getirsem.Dünya soğur, akşam serinlerken, Benim sensiz sevinecek bir şeyim yok. Kılı kırk yardım, altını üstüne getirdim, Ve işte en gümüş cümlem:İçimi açtım sana. İçini açmak için.Birhan Keskin1991, Delilirikler, Yapı Kredi Yayınları - [İlkyaz](https://eminkaya.net/ilkyaz/): Ah, kimselerin vakti yokDurup ince şeyleri anlamayaKalın fırçalarını kullanarak geçiyorlarEvler çocuklar mezarlar çizerek dünyayaYitenler olduğu görülüyor bir türküyü açtılar mıBakıp  kapatıyorlarGeceye giriyor türküler ve ince şeyler"Memelerinde biraz irin, biraz balık ve biraz gözyaşıBir dev oluyorsun deniz deniz denizsisin dere ağızlarından sokulup akşamlarıFındıklarımızı basıyorNeyleriz kararan tomurcuklarıÇocuklarımıza yalvarıyoruz: Aç durun birazTecimenlere yalvarıyoruz:Bir "Hotel" bir gizli evlenme az çizinizBir banka az çiziniz bir yalvarmaBizden size ve sizden dışardakilereKarılarımızı yolluyoruz tırnaklarını kesmeye ve demeye-Evet efendim-Çocuklarımızı yolluyoruz dilenmeyeBizler gidiyoruz yatağımız tanrıya emanetYazların motorlu çingeneleriAh, kimselerin vakti yokDurup ince şeyleri anlamayaBaba evleri, ilk kez girilen ırmağa dönüşToprağa tutku, kendinden dolayıKulaklarımızı tıkıyoruz: Para para paraKulaklarımızı açıyoruz: Kavga kavga […] - [Sahibine Adanmış Mektuplar](https://eminkaya.net/sahibine-adanmis-mektuplar/): Ayazım, karım, kışım,Her daim gökkuşağım,Rüyasız, hayalsiz, renksiz, derin uykulara varmak ister insan kimi zaman. Külçe gibi yığılmaların, bitmez sanılan yorgunlukların sonrasında kavuşulan derin uykular… En çok da baş etmekte zorlanılan acılar söz konusuysa arzulanır böylesi kesiksiz, kaçışa imkan veren, donuklaştıran uykular.Oysa uyku ekseriyette geçici bir çözümdür, sadece muayyen bir zaman diliminde acının hissedilmesini erteler. Tıpkı ağrı kesici gibi; eğer ağrının kök kaynağı yerinde duruyorsa, ağrı kesicinin tesiri geçer geçmez ağrı kaldığı yerden konfor ve asap bozucu yönüyle arz-ı endam edecektir. Benzer şekilde, acısıyla yüzleşemeyen, onun üstesinden gelemeyen ve bunu uykuyla sağlamaya çalışan zihni bekleyen şey de aynı talihsiz akıbettir: Uykunun asude […] - [Karadut](https://eminkaya.net/karadut/): IKaradutum, çatal karam, çingenemNar tanem, nur tanem, bir tanemAğaç isem dalımsın salkım saçakPetek isem balımsın a gülümGünahımsın, vebalimsin.Dili mercan, dizi mercan, dişi mercanYoluna bir can koyduğum Gökte ararken yerde bulduğum Karadutum, çatal karam, çingenem Daha nem olacaktın bir tanem Gülen ayvam, ağlayan narımsın Kadınım, kısrağım, karımsın.IISigara paketlerine resmini çizdiğim Körpe fidanlara adını yazdığım Karam, karam Kaşı karam, gözü karam, bahtı karam Sıla kokar, arzu tüterIlgıt ılgıt buram buram. Ben beyzade, kişizade, Her türlü dertten topyekün azade Hani şu ekmeği elden suyu gölden.Durup dururken yorulan Kibrit çöpü gibi kırılanYalnız sanat çıkmazlarında başını kaşıyan Artık otlar göstermelik atlar gibi bedava yaşayan Sen benim mihnet içinde yanmış kavrulmuşumN'etmiş, n'eylemiş, n'olmuşum Cömert ırmaklar gibi gürül gürül Bahtın karışmış bahtıma çok şükür. Yunmuş, yıkanmış […] - [Bir Ki Deneme](https://eminkaya.net/bir-ki-deneme/): zar tutuyorsun ey hayat bu kaçıncı sevgiliyanlış ata oynamışım gözlerim öyle dedi.pır pır diye ses çıkardı yürürken yüreğimdendenizleri sulardım tozmasın diye denizsporu çok severdim çiçeğe yem vermeyikuşlara binerdim ve kaçardım basındanbak buraya yazıyorum diye milyar kelimeyiziyan eden de bendim hem de hiç sıkılmadan.güzeldim de galiba bunu nasıl söylesem:eline sağlık Tanrım leyla çok güzel olmuşTanrım eline sağlık dünya da çok güzel olmuşkeşke biraz ölmesem.İbrahim Tenekeci2007, Profil Yayıncılık - [Yazmalı Defter](https://eminkaya.net/yazmali-defter/): İnsan anımsar. O nedenle, salt bu anımsama belası yüzünden -n’olurdu anımsamasak, belki, en azından bedenimiz daha mutlu olurdu şu dünyada- onun yaşamı bir hikâyedir ve böylece insanoğlu hikâyelere bağımlıdır. Çok sevdiğim bir Karadeniz türküsü vardır: Ey kemençe kemençe / nerdeydin dün gece / atar kırarım seni de / eğlencesin eğlence… Yani, kemençe çok konuşuyor, durmadan bir şeyler çalıp duruyor. Ama adam ona kıyamıyor; atar kırardım seni de (gel gör ki) eğlendiriyorsun beni… Yazarlardan rahatsızlık duyabiliriz, ama onların anlattığı hikâyelere de mecburuz. Çünkü anımsama var oldukça bu anımsamanın aktarılması gerekecektir. Deyim yerindeyse, anımsanmaların aktarılmadığı gün mutlak ölümün günü olacaktır. Hepimizin bildiği gibi, […] - [Karanlık ve Yağmur Adına](https://eminkaya.net/karanlik-ve-yagmur-adina/): Bazen, bitmekte direnen gün batımlarının can çekişmesini anımsatacak kadar uzun ve yorucu bir günün ardından eve dönüp hızla balkona çıkmak ya da genişliği derinliğinden daha az olan bir suyun kenarında susmak istersiniz. Aslında balkona da çıksanız, tedirgin bir lemurun bakışı gibi akan suyun kenarında suya deyecek kadar yakın da dursanız susmak istersiniz. Zaten en iyi susulacak yeri seçmekle ilgili bir kaygıdır sizinki, günün mavisi solmaya başladığı anda yaşlı bir Japon olmayı istemekle neredeyse aynı şeydir bu. Eğer gece ile ilgili umudunuz bittiyse önünüzde yalnızca tek seçenek vardır… Gecenin uzayan karanlığında, gittikçe koyulaşan sessizliğe, hafifçe ürperten serinliğe ve geçmişe, tıpkı boyutsuz olan […] - [Surat Buruşturmalık 52 Metin](https://eminkaya.net/surat-burusturmalik-52-metin/): Hayatın, ikilemlerinden, üçIemlerinden, beşlemlerinden içim daralıyor sık sık.Düşünür, devlet adamı ve sanatçı olan Lorenzo de Medici, mutluluğa giden üç yol olduğunu belirtir: Bilgelik. güç ve zevk. Bunlardan birine öncelik tanımak günah sayılır. Sokrates bilgeliği, Herakles kahramanlığı, Paris de zevki seçmiştir. Üçü de hor gördükleri tanrıların hışmına uğramışlardır.Giordano Bruno, Paris’in hakem olduğu yarışmayı örnek göstererek konuyu irdeler. Üç tanrıça birbirlerinden ayrılamaz, Aphrodite’nin haşmet ve bilgelikten, Hera’nın bilgelik ve güzellikten Athena’nın güzellik ve haşmetten yoksun olduğu düşünülemez. Her üçü ağır er üçü de eşsiz olmakla birlikte, her birinde bu özelliklerden biri ağır basıyordu, aralarındaki anlaşmazlığın nedeni de buydu.Bu yüzden, Paris altın elmayı hiçbirine […] - [Sabah Beş Koridoru](https://eminkaya.net/sabah-bes-koridoru/): Saat sabahın beşi. Avından umudu kesmiş avcı gibi, uzanmış uykuyu bekliyorsun yatakta. Şehir, ağır, kara bir yorganın altında; böcekler, insanlar ve sincaplarla sarmaş dolaş derin uykuda.Sense ya hiç uyumadın ya da uykunun orta yerinde bir çocukluk düşünden palas pandıras yuvarlandın. Öyle ya da böyle, saat sabahın beşi ve çürüyen bir elmanın kurduyla karşılaşması gibi, içini kemiren yarayla göz göze gelecek kadar uyanıksın.Biliyorsun, hep korktuğun şeyler geldi başına. Biliyorsun, yine hep korktukların çıkıp gelecek. Peki, hiç sordun mu kendi kendine, neden her gece geçmişi temize çekmek için bu çaba ve neden hâlâ bunca umutla beklenen bir korkudur gelecek? Saat sabahın beşi. İçinde […] - [İpekli Mendil](https://eminkaya.net/ipekli-mendil/): İpek fabrikasının geniş cephesi ayla ışıldadı. Kapının önünden birkaç kişi acele acele geçtiler. Ben isteksiz, nereye gideceği meçhul adımlarla yürürken, kapıcı arkamdan seslendi: — Nereye?— Şöyle bir gezineyim, dedim.— Cambaza gitmiyor musun? Cevap vermediğimi görünce ilave etti:— Herkes gidiyor. Bursa’ya daha böylesi gelmemiş.— Hiç niyetim yok, dedim. Yalvardı, yalvardı, beni fabrikayı beklemeye razı etti. Biraz oturdum, bir cıgara içtim, bir türkü söyledim. Sonra canım sıkıldı. Ne etsem, dedim, kalktım, kapıcı odasındaki çivili bastonu aldım, fabrikayı dolaşmaya çıktım.Kızların çalıştığı kozahaneyi geçer geçmez bir pıtırtı işittim. Cebimdeki elektrik fenerini yaktım. Etrafı taradım. Fenerin uzanan gür ışığında kaçmaya çabalayan iki çıplak ayak gözüktü. Arkasından […] - [Bozuk Para](https://eminkaya.net/bozuk-para/): “Cebimde tek bir bozuk para vardı ve yola çıkmadan önce şu anda uzun uzun anlatmak istemediğim bir adam vermişti o parayı bana. ” bir gün ihtiyacın olur ” diye vermişti şöyle fırlatıp. Ben de şöyle havada yakalamıştım onu. ” eğer karar vermen gerekirse ” demişti karar veremediğin bir şeye, ” at bunu ve tura de ” eyvallah deyip atmıştım cebime. ”Not: 2 Tarafı da tura’ymış. Kişisel Toplantı Notları - [Turgut Uyar](https://eminkaya.net/turgut-uyar/): “Bir Jacques Brel şarkısı gibi… Dinlerken durağanlaşan ve içeri doğru gömülen bir parçası;“ne me quitte pas / je ne vais plus pleurer / je ne vais plus parler / je me cacherai la / a te regarder” ya da işte yürek burkan bir hüznün geriye bıraktığı soğuk sabahların sessiz bekleyişleri… Şiir’in Turgut Uyar’da ki bekleyişi de böylesine hüzün yüklü. Hüznün boyutlarını verir onun şiiri, hüznün acı sesi trajik bir dalga sesiyle birleşir. … Şiiri gridir ve meleksi bir grilik değildir bu… Bıyıkları bize meyhanelerde kendini Lucretius ile konuşmaya adamış insanların var olduğunu anlatır. Acının yutkunmalarla değil baharda bir parça hayali sevdayla […] - [Şakir'e Benden Çay](https://eminkaya.net/sakire-benden-cay/): Bir Sensizlik ki Şakir’e Nasıl Anlatayım? Şakir’e benden çay… Herkes dertli bu gece. Kuytu köşelerden, çıkmaz sokaklara bakan evlerin pencerelerinden, telefonların çekmediği en ilkel mabetlerden getirdim şu elimde görmüş olduğunuz matemleri. Yalnızlık senfonisini ezbere bilen küçük çocuklar yetiştirdim ve hiç bu kadar sakin görmemiştim seni, üstünkörü bir yalnızlığın olmalı senin de. “Çaya kaç şeker atarsın?” diye sormuyorum bile.Tek sayılara olan bağlılığımı dile getirdim büyük ve kalabalık anksiyete caddelerinde. Kalabalıkların içinden çıkarttım şu elimde görmüş olduğunuz tekil şahısları. Tekir kedilere eşlik eden kaçıncı tekil kişiydin sen? Her sahipsizliğinin sahiplendirdiği tekir kedilerin olmalı senin de. Göz kırptım askıcıya, bir dahaki sefere çay kaşığı […] - [Oğullar ve Rencide Ruhlar](https://eminkaya.net/ogullar-ve-rencide-ruhlar/): Bazen de saygıdeğer abilerim ablalarım, dünyası yerle bir olur insanın. Hayat, fazla kafa yormadan idare etmeyi sağlayan bütün anlamlarını yitiriverir. En akıllıca saydığınız fikirlerinizin saçmalığını, en içten duygularınızın yapmacıklığını kavrarsınız. Aslında hiçbir konuda bir fikriniz bulunmadığını, aslında hiç kimseye karşı bir şey hissetmediğinizi ve tüm evrenin de size karşı aynı gaddarca kayıtsızlık içinde olduğunu. Hep gözünüzün önünde durduğu halde o güne dek her nasılsa yok saymayı başardığınız bu gerçeği fark ettiğiniz anda ilahi işleyişi de çözmek üzeresiniz demektir. Tanrı, içindeki tahammülfersa boşluğu doldurmak için evreni yaratır. Evrenin içine gezegenleri, gezegenlerin içine dünyayı, dünyanın içine hayatı, hayatın içine insanı yerleştirir. Ve onun […] - [Güçler](https://eminkaya.net/gucler/): Ne zaman karnım acıksa Arkamand’daki yağ ve zeytinlerle tatlandırılmış o kıvamlı, taneli tahıl lapasını çeker canım, nitekim o zaman da öyle olmuştu; ama mideme inmiş yarım kilo kadar balıkla kendimi çok daha iyi hissediyordum. Güneş doğmuş, sırtımı tatlı tatlı ısıtıyordu. Minik dalgalar kayığın kenarından akıp geçiyordu. Etrafımızda yer yer alçak sazlıklarla beneklenmiş parlak sular uzanıyordu. Güverteye uzanıp uykuya daldım. Bütün gün uzun göl boyunca gittik. Ertesi gün, kıyıların birbirine yaklaştığı yerlerde yüksek sazlar ve kamışlar arasında arapsaçına dönmüş kanallara girdik: soluk yeşil ve kül rengi duvarlar arasında bir genişleyip bir daralan gümüş mavisi sulardan yollar, biteviye aynı. Ammeda’ya yolunu nasıl bulduğunu […] - [Başkalarının Buradaları](https://eminkaya.net/baskalarinin-buradalari/): Bir an önce gitsindi misafirler. Kadın’ın, televizyonun esiri olmuş kocasının daha fazla sergilenmesine tahammülü yoktu. Çayını da kısırını da zıkkımlanıp defolsunlardı. Adam akşam televizyonun başına bir daha geçmiş, yarın nasıl olsa pazar diye düşünüp güneşin doğuşuna kadar televizyon seyretmişti. Öğlene doğru ancak uyanıp oturma odasına girdiğinde kan çanağına dönmüş gözlerini zar zor açık tutuyordu. Kadın pencereden dışarı bakmaktaydı; Adam’ın farkına varmamış gibi yaptı. Işık masanın üstündeki kolonya şişesinde birikiyordu. Hüzmelerin aydınlığında toz taneleri yüzüyordu. Adam er geç uyanacak diye sofrayı kaldırmamıştı. Kadın; peynir, zeytin, reçel ve dünden artan birkaç parça poğaça… Çaydanlık görünürde yoktu.  Bir köşeye oturup şişmiş gözlerini ovan Adam […] - [Örgütlerde İnformal Öğrenme](https://eminkaya.net/orgutlerde-informal-ogrenme/): Değişimin süreklilik arz ettiği günümüz dünyasında öğrenme olgusu, örgütlerin esnek davranabilme becerilerini etkileyen unsurların başında gelmektedir. Öğrenme eyleminin etkin bir biçimde gerçekleşmesi için örgütlerin sahip oldukları kaynakları etkili ve verimli bir biçimde kullanmaları gerekmektedir. Bu nedenle örgütler mevcut kaynaklarını değişen piyasa koşullarına göre şekillendirebilmeli ve örgütsel bilgiyi bu değişime ayak uyduracak şekilde yeniden yapılandırabilmelidir. Örgütsel bilgide meydana gelen değişimlere ayak uydurmanın temelinde de örgütsel öğrenme yatmaktadır. Kavramsal olarak ilk kez 1963’te Cyert ve March tarafından kullanılan örgütsel öğrenme kavramı, söz konusu tarihten itibaren birçok araştırmacı ve yazar tarafından yorumlanmıştır. Ancak 1990’lı yıllara kadar yönetim bilimcilerin örgütsel öğrenme üzerine yaptıkları araştırmaların sınırlı […] - [Yalnız Nar](https://eminkaya.net/yalniz-nar/): Akademideki ilk yılımın ardından gelen yaz tatilinin başlangıcı, babamla anlaşmazlıklarımda bir dönüm noktası olmuştu. Okul zamanı yanında çalışmayıp kendimi derslere vermeyi, ama yaz tatillerinde yanında olmayı kabul etmiştim. Ama okulun ilk yılından sonra bütün enerjimi sanata yöneltmem, ne olursa olsun gasilhanenin o boğucu atmosferine dönmemem gerektiğine inanmıştım. Bir okul arkadaşım boyacı olarak işe girme imkânından bahsetmişti. İyi para ödediklerini, söylemişti, ben de paranın, resim malzemeleri almama yardımcı olacağını düşünmüştüm. Hatta evin masraflarına da biraz katkım olabilirdi. Final sınavlarım bittikten kısa bir süre sonra babam bir akşam eve geldi ve “Haydi ama! Yetmedi mi dinlendiğin? İşe ne zaman geleceksin?” dedi.Ben de bu […] - [Son Dünyasının Sonu](https://eminkaya.net/son-dunyasinin-sonu/): “Kâtiplik devam edeceği için dünyada sayıları iyice azalmış olan okurlar da iş değiştirecek ve kâtiplik yapacaklar. Giderek daha çok ülke kâtiplere, mürekkep ve kağıt fabrikalarına dönüşecek, gündüzleri kâtiplik yapan insanlar geceleri kâtiplerin çalışmalarını basmak için matbaa makinelerinin başına geçecekler. Önce evlerin kütüphaneleri sokağa taşacak; bunun üzerine belediyeler kütüphaneleri genişletmek için çocukların oyun alanlarından feragat etmeye karar verecekler (bunun eli kulağında). Ardından tiyatrolar, kreşler, mezbahalar, tavernalar, hastaneler teslim bayrağını çekecek. Yoksullar kitapları tuğla gibi kullanacak, onları çimentoyla yapıştıracak ve kitaptan duvarlar yapıp kitaptan kulübelerde yaşayacaklar. Sonra bir gün gelecek kitaplar şehirlerden taşıp kırlara yayılacak, buğday ve ayçiçeği tarlalarını dümdüz edecekler ve Karayolları […] - [Geçmişin Aynasında](https://eminkaya.net/gecmisin-aynasinda/): Yüzündeki duygu değişimlerini, tenindeki titreşimleri yakalamak istermiş gibi gözlerini Enise’nin gözlerine mıhlıyor: Enise de ona bakıyor. Arkadaşının bakışlar andaki o sağlıklı ışık sönmüş, hüsrana uğramışların donuk ışığıyla titriyor göz bebekleri.“Yaşam alanı hiç değişmeyen bir insanın, göreneklerinde en ufak bir değişikliğe izin vermeyen bir toplumda, tek tesellisi olacak kitaplardan mahrum kalması ne demektir, bilir misin? Okuyacak kitap bulamıyorsun. Paran da yok ki gidip satın alasın. Konuşup dertleşecek içini dökecek arkadaş, içini dökecek kimse yok. Günlerce seni bekleyip de elim böğrümde kalınca, keşke, derdim; keşke her gün sürüsünü otlatacak yeni otlaklar arayan bir çoban olsaydım: Hiç değilse o zaman, hayvanların ardı sıra dağ […] - [Kesintiye Uğramış Arzu](https://eminkaya.net/kesintiye-ugramis-arzu/): “Sessiz, her şey sessiz, yeryüzü ölmüş gibi.” Gece. Işık yok. Yine de karanlık değil odanın içi. Ay ışığı sessiz, uzaklarda bir yerde.Masanın üzerinde bir mum, onun ışığı, bir kağıt, birkaç tane kalem, ve bir kitap var. Büchner’in kitabı. Ayın kabaran suratında soluksuz kalmış bir hikayecinin sesi: “Sessizliğin tarafında olun, kurban edilmenin ve beyaz bir lekedeki çekingenliğin peşinde koşun.” Sesler yok. Woyzeck. Duyuyor musun beni? Hiçbir ses yok. Yer altından gelen bir ses oyunu bozacak, ama bozmuyor. Sesler yok, kimsede ses yok, kimsenin sesi yok. Bir şeylerden korkmuş gibi yer değiştiren gölgeler bu sessizliğin büyülü ağırlığını nasırlaşmış elleriyle soyuyorlar. Çırılçıplak, hoş kokulu bir korku […] - [Babalar Günü](https://eminkaya.net/babalar-gunu/): Çoğu zaman başımıza gelen kötü şeylerin neden bizim başımıza geldiğini sorgular ve anlayamayız. Ne aklımız ne de yüreğimiz kabul eder başımıza gelenleri. Mesela bir akşam her şey yolundayken ve sabahı sabırsızlıkla beklerken kötü şeyler oluverir. Mesela tan vakti, tam sabah olacakken. Mesela birisi babanız öldü deyiverir. Yaşınız kaç olursa olsun ağlarsınız.Mesela birisi babanız öldü deyiverir. Temmuzun ortasında üşürsünüz.Mesela birisi babanız öldü deyiverir. Sonra tüm temmuzlar soğuk geçer. Mesela babanız öldüğünde çocuksunuzdur. Yani gözyaşlarınızdan başka sığınacağınız hiçbir şey yoktur. Çocukken gözyaşları yardımcı olabilir belki anlamlandıramadığınız o boşluğa haykırmaya ama büyüdükçe onları da çoğu zaman anlamsızlaştırır hayat. Hüzün bile zayıflık olup çıkar bu […] - [Sicilya Konuşmaları](https://eminkaya.net/sicilya-konusmalari/): “Aslında kendime karşı utanç duymamı gerektiren belli bir şey de yok,” dedi. “Hiçbir şey. İçimi dökmek için konuştuğumu da sanmayın. Ama insanlığı düşününce rahatım kaçıyor.” Taptaze bir vicdanı olmasını istiyordu -kendisi böyle diyordu: Taptaze, öyle bir vicdan ki her zaman yerine getirmekte olduğu görevlerinin dışında başka sorumluluklar, insanlara karşı yeni, daha yüce ödevler yüklensin. Çünkü her zaman yerine getirilen ödevler insanın içini rahatlatmaz olmuştu. İnsan hiçbir şey başaramamış gibi oluyordu bu durumlarda. Kişi kendi kendisini hoşnutsuzluk ve hayal kırıklığı içinde bırakıyordu. “Ben, insanlığın yeni bir şeye hazır olduğuna inanıyorum,” dedi. “Yalnız hırsızlık etmemeye, adam öldürmemeye, iyi bir vatandaş olmaya değil… Bunun […] - [Kolaj](https://eminkaya.net/kolaj/): Kim sahipleniyor hüznü?Herkes sahiplendikçe daha az kişiye düşüyor hüzün.Herkese yakışmayan bir yüzü var hüznün…Kendini beğenenlere, kendine sonsuz noktasında güvenenlere, sahipsizlik hissiyle yaşamayı bilmeyenlere, neşelilere, somurtkanlara, doyuma erken erişenlere, sevgisini açığa vuranlara, kahramanlara, tanınan ve tanındıkça keyif alan yüzlere ait değildir hüzün.Bir an değildir, çoğu zaman yaşamı tamamen hüzün olan insanlara aittir dünyanın buğulu bakışları……daha neler yaşayacaktın? Yaşamın sana sunduğu şaşkın bakışları nasıl kullanacaktın? Nerede buldun ölümü? Ölümün gölgesi üzerine düştüğünde nasıl buldun son anlamsızlığı-son hayalleri? Son bir defa daha hayal kurdun mu? Yanıbaşındaki ölümü titretecek bir kahkaha attın mı? Mezar taşı yazısı: Benim için de siz öldünüz.Yaşam: Bütün görüntülerden yapılma bir kolaj. Bir daha görülmemek üzere kaybolduklarında onlara […] - [Sosyal Medyanın Sağlık İletişimindeki Yeri](https://eminkaya.net/sosyal-medyanin-saglik-iletisimindeki-yeri/): Sağlık alanındaki bilgi ihtiyacının karşılanması, günümüzde pek çok farklı kaynaktan gerçekleştirilebilmektedir. Şüphesiz bu kaynakların en sık kullanılanları arasında internet ve sosyal medya araçları gelmektedir. İnsanların sağlıkla ilgili bilgi ihtiyaçlarını bu araçları kullanarak karşılıyor olması da sağlıkla ilgili bilgi sunanları bu araçları kullanmaya yöneltmektedir. Bu çalışmanın amacı, sağlık iletişimi çerçevesinde sosyal medya araçlarının kullanım durumunu incelemek, sosyal medya aracılığıyla oluşturulacak sağlık iletişimi mesajlarının istenilen sonuçları vermesi için nasıl bir strateji belirlenmesi gerektiğini ortaya koymaktır. Bu kapsamda sağlık sektöründeki bazı kuruluşların sosyal medya aracılığıyla yapmış olduğu paylaşımlar ve etkileşim oranları incelenerek içerik analizi yapılmıştır. - [Bruno Schulz](https://eminkaya.net/bruno-schulz/): “Böyle giderse, şu hastalıklı asrın bitmeyen hengâmesi içinde yok oluruz. Neyin davası bu? Yaşamakla kavga etmek de neyi nesi, bilmiyoruz. Bruno Schulz, “Bütün telaşımız, heyecanımız gereksiz bir çabanın, yararsız bir kovalamanın içinde tükenip gidinceye kadar hep birtakım yanlış anlamaların ortasında bulacağız kendimizi.” der. Evvela yok yere çabalamaktan, didişmekten, dövüşmekten, vesaireden kurtulup var olacağız sevgili okur. Sonrası yağmur gibi berrak. Sonrası rengârenk yaşamak… Bir Yudum Kitap - [Zayıflık Üzerine](https://eminkaya.net/zayiflik-uzerine/): “…belki de kendi şahsına karşı beslediği hoşnutsuzluk, onun bu kadar zayıflamasına yol açmaktaydı.”Zayıftı. Herkes sanki bunun farkında değilmiş gibi zayıf olduğunu söylüyordu. Bunu biliyordu ve bunu bilmenin yarattığı derin bir yarayla, görüntü bozukluğuyla yaşıyordu. Nasıl yaşadığına şaşırıyorlardı, kendisi de öyle… Bazen bu şaşkınlık öyle bir yerleşiyordu ki içine, çok büyük sıkıntılar çekiyordu.Korkuyordu mesela. Çocukluğundan beri bu güçsüzlüğünün kendisini sınamasından korkuyordu. Babası ile arasındaki fiziksel benzeşmezlik herkesten daha iyi anlamasını sağlıyordu Kafka’yı. Ama bunu yaşamamak için bazen Kafka’yı anlamamış olmayı bile diliyordu. Bu durum, giderek insanın bu haliyle yaşamasını zorlaştıran bir hastalık halini alıyordu.…Hiç kimseyle kavga etmedi, hiç kimseyle dalaşmadı, hiç kimseyle karşılıklı küfürleşmedi […] - [Vüs’at Orhan Bener](https://eminkaya.net/vusat-orhan-bener/): “Anlatabilmeliydim” dedi. Deliremeden öldü. Hakkında yazacak başka bir şey bulunamadı. Yaşarken çay bahçesine gidermiş hep ve muhabbet etmek istermiş gençlerle. Bir keresinde bir arkadaşım şahit olmuş. Önce bir kaç dakika dinlemiş genç bir çift Vü’sat O. Bener’i, sonra hemen sıkılıp çevirmişler başlarını. Cümlesi boğazında kalmış, yutkunmuş. Üzerine bir çay söylemiş boğazına düğümlenenleri geri göndermek istercesine. Yaşasaydı bir çay da ben içmek isterdim bu gizli kalmış edebiyat ustasıyla. Yazık ki olmadı öyle bir fırsatım. Tam üniversiteye başladığım yıl terk etti çay bahçelerini Vüs’at O. Bener. Küçücük öyküler yazardı hepsi bu. Bende hakkında yazacak başka bir şey bulamadım. Kendi yazdığı Kapan’ına takılın istedim. “Anlatabilmeliydim. […] - [Azil](https://eminkaya.net/azil/): “Düşünceler mükemmel, ancak davranışlar kusurludur. Sindirilmesi zor kurallardan biri. Düşünceler zihinde dolar. Ve zihnin şartları üç boyutlu dünyanınkinden farklıdır. Zihnin şartları mükemmel düşünceyi oluşturacak niteliklere sahiptir. Çünkü zihin sürekli genişleme gücüne sahiptir. Oysa üç boyutlu dünyayla kurduğun ilişki bedenin ve duyularınla sınırlıdır. Üç boyutlu dünya zihninin aksine daralır ve davranışlarına kusurlar ekler. Zihinsel tasarıların ancak bir bölümü davranışlara yansıtılabilir. Davranış daima eksik kalacaktır. Bir insanı sevdiğini düşünmek, ona bunu söylemek ve ardından sarılmakla anlatılamayacak kadar mükemmeldir.  Bir insanı öldürmek, ondan nefret ettiğini düşünmenin yanında daima kusurludur. Hiçbir davranış, düşüncenin gerçek tercümesi değildir.” Hakan Günday - [Gözlük Kullanıcılarının Sorunları, Beklentileri ve Çözüm Önerileri](https://eminkaya.net/gozluk-kullanicilarinin-sorunlari-beklentileri-ve-cozum-onerileri/): Kullanma oranının yüksekliği, o toplumun gelişmişlik düzeyinin de bir göstergesi kabul edilen ve son asırların en büyük keşfi sayılan gözlük, gözleri dış etkilere karşı koruyan ve insanların net görememe sorununu çözen bir tedavi aracıdır. Eskiden ihtiyaç olarak görülen gözlük günümüzde estetik kaygılarla da tercih edildiği görülmektedir. Bu çalışmada gözlük kullanıcılarının sorunlarının belirlenmesi ve ortaya konabilecek çözüm önerilerinin tespit edilmesine amaçlanmıştır. - [Sağlık Hizmetlerinde Kalite Algısı: Süleyman Demirel Üniversitesinde Bir Uygulama](https://eminkaya.net/saglik-hizmetlerinde-kalite-algisi-suleyman-demirel-universitesinde-bir-uygulama-2/): Günümüzdeki pek çok sektörde standart haline gelmeye başlayan kalite kavramı sağlık sektöründeki uygulamalarda da yoğun bir şekilde kendini göstermektedir. Bu çalışmanın amacı üniversite öğrencilerinin aldıkları sağlık hizmetlerindeki kalite algısının nasıl oluştuğunu belirlemektir. Kalite algısını oluşturan unsurları belirlemek adına evren olarak belirlenen Süleyman Demirel Üniversitesi ‘nde bir uygulama yapılmıştır. Örnekleme dahil olan öğrencilerin sağlık kurumlarından bekledikleri kalite ile gerçekte algıladıkları kalite arasında nasıl bir ilişki olduğu ve bu algıyı oluşturan faktörlerin neler olduğuna ilişkin veriler anket çalışması ile toplanmıştır. Her ne kadar üniversite öğrencilerinin sağlık hizmetleri alma sıklıkları az olsa da, çalışma sonuçlarının sağlık sektöründeki kalite algısının belirleyicilerini ortaya koymak adına kullanılabilir […] - [İlaç Mümessillerinin Pazarlama Tekniklerinin Doktor Reçetelerine Etkisi](https://eminkaya.net/ilac-mumessillerinin-pazarlama-tekniklerinin-doktor-recetelerine-etkisi/): İlaç endüstrisinde yeni ilaç geliştirme için ayrılan maddi kaynaktan çok daha fazlası pazarlama giderleri için harcanmaktadır Doktorlarla ilaç firmaları arasında basit bir tükenmez kalem, küçük bir bloknot veya bir kahve kupası ile başlayan ‘ilişkilerin’, promosyon olarak ‘umreye gönderilme’ boyutuna kadar vardığı haberleri medyada yer almakta ve bu durum genel olarak kamuoyunda ilaç şirketlerine karşı olumsuz bir algı oluşturmaktadır. Bu çalışmanın amacı ilaç firmalarının tıbbi mümessiller aracılığıyla hekimleri etkilemek üzere kullandıkları yöntemlerin etkili olup olmadığını araştırmaktır. Çalışma kapsamında öncelikle firmaların tıbbi mümessillerine verdikleri eğitimler araştırılmıştır. Bu ön araştırmanın ardından sekiz farklı ilaç şirketinde tıbbi mümessillik mesleğini yapan 10 kişiyle derinlemesine mülakat yapılmış; […] - [İdam Edileceklere](https://eminkaya.net/idam-edileceklere/): “…Asılırken dikkat etmen gereken tek şey, boşlukta kaldığın anda ağırlığını olabildiğince aşağı vermek. Boynun mutlaka kırılmalı. Yoksa oltanın ucundaki balık gibi sallanırsın. Utanç verici. O kadar izleyenin önünde bir balığa dönüşmek utanç verici. Bu yüzden, tek hamlede ölmelisin. Düşüp kalmalısın. Titreme yok, sarsılma yok, spazm yok. Seni asanlardan yüksekte olduğun müddetçe sorun yok. Ayakkabılar önemli. Gözleri alacak kadar cilalı olmalı. İzleyenlerin kursağında kalmalısın. Ayakkabılarını kıskanmalılar. Pantolon ütünü de. İdamda kıyafet çok önemlidir.Bunu bildikleri içinde ilmeği boynuna geçirmeden önce kefen giydirirler. Ama her şey hatıralarında kalır. Gözlerin solar ama üzerindeki kumaş parlamaya devam eder… Dünyanın en güçlü adamını astıklarını düşünmeliler. Sen öldükten […] - [Değişime Direncin Kırılmasında Dedikodunun Yönetilmesi: Ara Düzey Yöneticilerin Rolü](https://eminkaya.net/degisime-direncin-kirilmasinda-dedikodunun-yonetilmesi-ara-duzey-yoneticilerin-rolu/): Günümüz piyasasında örgütlerin kendilerini çevrelerinde gerçeklesen değişikliklerden soyutlaması düşünülemez. Örgütün faaliyetlerini devam ettirmesi için çevreyi takip etmesi ve uyum sağlaması gereklidir. Örgütün çevresindeki değişikliklere uyum sağlamasındaki başarısı, büyük ölçüde, örgüt üyelerinin değişimi doğru bir şekilde algılamaları ve istenilen şekilde ayak uydurmalarına bağlıdır. Bu doğru algının oluşturulabilmesinde şüphesiz iletişim en önemli araçlardan biridir. Değişimle alakalı formal yollarla kurulan iletişim çabaları, değişimin istenilen düzeyde algılanmasını sağlamak için yeterli olmayabilir. Çünkü mevcut durumu değiştirmek çoğu zaman değişimden etkilenecek kişiler tarafından istenmeyen, direnç gösterilen bir durumdur. Bu direncin kırılmasında formal iletişimin yanında informal iletişimin oluşturduğu etkiler de hesap edilmelidir. Bu direnç kırılabildiği ölçüde değişim başarılı […] - [Örgütlerde Kurumsal Sır ve Bir Tehdit Unsuru Olarak Dedikodu](https://eminkaya.net/orgutlerde-kurumsal-sir-ve-bir-tehdit-unsuru-olarak-dedikodu-2/): Örgütler, sözlü veya yazılı iletişimin yaygın ve hatta zorunlu olduğu ortamlardır. Sözlü iletişimin formel hali kadar informal haline de örgütlerde sıkça rastlanır. Bu yaygın informal iletişim yollarından biri de dedikodudur. Örgüt için değerlendirildiğinde dedikodu, örgüt üyelerinin veya örgütle ilgili herhangi bir bilginin informal bir biçimde değerlendirilmesi süreci olarak özetlenebilir. Bu çalışma ile, alternatif bir iletişim yolu olarak dedikodunun değerlendirilmesi yapılmış, dedikodunun örgüt için özellikle kurumsal sırlar noktasında tehdit unsuru olarak öne çıkmasının yanında, çalışanlar için bir motivasyon ve kaynaşma aracı olabileceği, yöneticiler için de yönetildiği taktirde değişime direnci kırma noktasında faydalı bir araç olabileceği fikirlerine ulaşılmıştır. Yöneticiler, dedikoduyu engellenemeyen bir gerçek […] - [Gündelik](https://eminkaya.net/gundelik/): “Birazdan başlayacak gün. Birazdan kepenklerini kaldıracak şehir. İnsanlar geceden kalma kabuslarını bırakacaklar dağınık yataklarına, bırakamayanlar acele ile yıkadıkları yüzlerinden akıtmaya çalışacak. Avuçlarındaki su hoşnutsuzluğun ağırlığını temizlemeye yetmeyecek. Vakitsizlikten demlenemeyen çayın acı tadıyla çabuk çabuk içerek, arıtmaya çalışacaklar ağızlarının keskin kekremsi tadını. Yüreklerinden ağızlarına yayılmış bu ağırlığı yine de atamayacaklar içlerinden. Oysa gün beklemeyecek onları ille de ilerleyecek. Tek tük insanlar belirecek sokaklarda, gecenin sokak köpeklerinin bıraktığı yerden, devralacaklar boş caddeleri adımlamayı. Başlayan günün telaşına tutulacaklar bir anda. Günün soruları adımlarına takılacak. Yürürken görmeyecekler yolu, bakarken bilmeyecekler. Gün kendi bildiğince ilerleyecek. Güneş doğudan yükselecek. Her zaman. Onların bileceği de bu. Herkes gibi. […] - [Değişime Direncin Kontrolünde Sunum Şeklinin Etkisi: Algı Yönetimi Perspektifiyle Bir Deney Çalışması](https://eminkaya.net/degisime-direncin-kontrolunde-sunum-seklinin-etkisi-algi-yonetimi-perspektifiyle-bir-deney-calismasi/): Örgütlerde uygulanan pek çok değişim; örgütün mevcut durumunu daha etkin bir hale getirmek için yapılsa da, değişimden etkilenecek örgüt çalışanları genellikle değişime karşı ilk önce bir direnç gösterme eyleminde bulunur. Bu direncin en aza indirilmesi ve değişimin kabulünün sağlanması, değişimin izah şekli ile şüphesiz doğrudan ilişkilidir. Bu çalışmanın amacı, örgütsel değişim kararlarının çalışanlara iletilmesinde kullanılacak izah tarzının, çalışanların değişime yönelik tutumlarını nasıl etkilediğini araştırmaktır. Değişimin izahı yapılırken avantajları ve dezavantajlarının birlikte verilip verilmemesi ve birlikte verilecekse hangi sırada verilmesi gerektiği araştırılmıştır. - [Yeni Bir Şey Yok](https://eminkaya.net/yeni-bir-sey-yok/): Karganın tüyü yere düşmeden, cansız bedeni çölün damar damar çatlamış sert yüzeyine küçük bir toz bulutu oluşturarak çarptı. Havada nazlı nazlı sallanarak düşmekte olan tüye yönelmiş bakışlarıyla öylece, hareketsiz bakmaya devam ettiler. Tüy yere yaklaştıkça başları aşağı doğru eğilmeye devam etti. Sonunda, tüy yere ulaştığında beklenildiği gibi “bir tüy kadar” hafifçe kondu. Gerçi hava da çok sıcaktı, tıpkı bir çölde olması gerektiği gibi. Yani beklenilmedik hiçbir şey olmadı. İki kişiydiler; nedense, uzunca bir süre tüyün hafif esintiyle mi yoksa sıcağın yarattığı yanılsamayla mı olduğu belirsiz titreşmesini aynı kıpırtısızlıkla seyrettiler. Sonra beklenildiği gibi hiç beklenmedik bir anda dönerek, hiç konuşmadan yürüdüler, güneşin […] ## Pages - [Site İçerikleri Hakkında](https://eminkaya.net/hakkinda/): Merhaba,Bu site bilgi üretimi ve paylaşımını desteklemek amacıyla kişisel olarak hazırlanmıştır. Sitede yer alan metin, görsel veya diğer materyaller arasında telif hakkı ihlali oluşturan bir unsura rastlanırsa bu durumun sehven yapıldığına emin olabilirsiniz. İlgili kişi veya kurum iletişim sayfası üzerinden bildirimde bulunursa, gerekli inceleme derhal yapılarak ilgili içerik en kısa sürede kaldırılır. Açık ve geliştirilebilir dijital altyapıların bilginin kamusal niteliğini güçlendirdiğine inandığım için bu site, özgür yazılım felsefesini benimseyen WordPress altyapısı üzerinde geliştirilmiş; tema ve arayüz unsurları ise tamamen kişisel olarak kodlanmıştır. Barida.NET sunucularında barınan bu sitenin ve içeriklerin tüm hakları saklıdır. İçeriklerin izinsiz veya uygun olmayan şekillerde kopyalanması, çoğaltılması veya […] - [Anasayfa](https://eminkaya.net/) - [Öğrenme Portalı](https://eminkaya.net/portal/): Öğrenme Portalı Derslerinizin haftalık kaynakları, ders künyeleri ve sınıfta birlikte yaptığımız uygulamalar tek yerde. Kayıt olup sınıfta paylaşılan kodu girdiğinizde dersiniz açılır, telefondan da bilgisayardan da aynı şekilde çalışır. EDUPortal’a Git Hesap Oluştur Üç adımda başlayın 1. ADIM Hesabınızı oluşturun Öğrenci numaranız ve belirleyeceğiniz bir parola yeterli. Numaranız giriş anahtarınızdır, sonradan değişmez. 2. ADIM Kayıt kodunu girin Her ders için sınıfta ayrı bir kod paylaşılır. Kodu girdiğiniz ders “Derslerim” listenize düşer. 3. ADIM Dersi açın Ders künyesi, on dört haftanın kaynakları ve pekiştirme bölümü karşınızda. Hafta hafta güncellenir. Portalda ne var? Ders notu deposu değil; derste birlikte kullandığımız bir çalışma alanı. […] - [İletişim](https://eminkaya.net/iletisim/): Merhaba;Aşağıdaki platformlardan veya eminkaya@isparta.edu.tr adresine e-posta göndererek iletişime geçebilir, dilerseniz iletişim formu aracılığıyla mesajınızı iletebilirsiniz. - [Gizlilik Politikası](https://eminkaya.net/privacy-policy/): Genel www.eminkaya.net (“biz”, “sitemiz”, “site” veya “web sitesi”) olarak, ziyaretçilerimizin (“siz”) gizliliğine saygı duyuyor ve önem veriyoruz. Bu gizlilik politikası, web sitemizi ziyaret ettiğinizde hangi kişisel bilgilerin toplandığını, bu bilgilerin nasıl kullanıldığını, kimlerle paylaşıldığını ve bu veriler üzerindeki haklarınızın neler olduğunu açıklamaktadır. 1. Kişisel Bilgiler Siteyi ziyaret ettiğinizde veya site ile etkileşime girdiğinizde sizden aşağıdaki yollarla bilgi toplanabilir: 2. Bilgilerinizi Nasıl Kullanıyoruz? Toplanan bilgiler aşağıdaki amaçlar doğrultusunda kullanılabilir: 3. Diğer Web Sitelerinden Gömülü İçerik Bu sitedeki makaleler veya sayfalar, gömülü içerik (örn. YouTube videoları, akademik makaleler, sosyal medya gönderileri) içerebilir. Diğer web sitelerinden alınan gömülü içerik, ziyaretçinin diğer web sitesini ziyaret etmiş […] ## Optional - [Agent (MCP protocol)](websites-agents.hostinger.com/eminkaya.net/mcp) [comment]: # (Generated by Hostinger Tools Plugin)